Generali Takdimimdir-1

e-Posta Yazdır

   Türkiye'deki askeri vesayeti anlayabilmek için emekli paşalara ve aile efradına tanınan hak ve sosyal imkânların iyi bir şekilde incelenmesi gerekir. Bu mukayese ile bu durum ne kadar çok aydınlatılabilirse,  mevzu o kadar açık bir şekilde ve şüpheye mahal kalmayacak şekilde ortaya çıkmış olacaktır. 

     Bir defa Türkiye'deki general sayılarından başlamak gerekir. Personel kanununa göre 301 general kadrosu varken, bizde 400'e yakın general istihdam edilmektedir.

Bu generaller hali hazırda görevde olan general sayısıdır. Herhalde bizden daha fazla harekat icra eden ve askeri gücü ile uluslar arası ortamda kendini ispatlamış ülkelerde bile bizdekinin yarısı kadar bile general bulunmamaktadır.

             Muvazzaf generallere bir de emekli generalleri de ilave etmek gerekir, zira Türkiye'de emekli general olmadığını, onların da emekli olduktan sonra TSK ile irtibatının devam ettiğini bilmeyen yoktur. Bu nasıl oluyor, tabi ki bu emekli generallere TSK'ya bağlı vakıf ve derneklerde görevler tevdi etmekle ve onlara tanınan haklarla oluyor.

             TSK'dan emekli generallere mevzuata göre ne gibi haklar tanıyor, bizim generallerimiz kendilerine tanınan bu yasal haklarla yetinmeyip nasıl suiistimal ediyorlar yani uygulama nasıl oluyor, şimdi onun cevabını bulmaya çalışalım.

              Mevzuata göre memleket hizmeti esnasında önemli makamlarda bulunmuş kişilerin emekli olduktan sonra güvenliği devlet tarafından güvence altına alınmaktadır. Bu da Emniyet Genel Md.lüğünce sağlanmaktadır. Peki, TSK'dan emeki olan generaller için bu mevzuat nasıl işliyor?

              TSK'daki uygulamada emekli orgenerallere sorgusuz sualsiz korumalı konut, araç ve koruma personeli tahsis ediliyor. Korgeneral, Tümgeneral, Tuğgeneral ve diğer asker emeklilerden görevleri gereği tehdit altında olanlara da aynı şekilde korumalı konut, araç ve koruma personeli tahsis edilebiliyor.

             Ancak, devlet koruma kanunu ve mevzuatına göre koruma personeli emniyet mensubu olması öngörülmektedir. Zira emniyet mensubu ülkeden asayişten sorumlu Emniyet Genel Md.lüğüne bağlı çalışan bir memurdur. Korumakla mükellef olduğu şahsı kurumunun sağlayacağı istihbarat ve diğer desteklerle daha iyi koruyabilir. Daha doğrusu bu durum emniyet teşkilatının asli işlerinden sayılmaktadır. Ülkedeki önemli emekli sivil zevatları da onlar korumaktadır.

             Ancak mevzuatın yukarıda bahsedildiği gibi olmasına rağmen TSK koruma taburları teşkil etmiş, bu taburlara subay, astsubay ve erbaş/er görevlendirmiş ve çok sayıda özel araç tahsis etmiştir.

             Emekli generallerin korumalı konutları da dikkat edilirse mutlaka bir orduevi, sosyal tesis ve spor komplekslerinin yanında yer almaktadır. Emekli general ve aileleri dışarıda sivil halkın arasına karışmadan, mümkünse de hiç harcama yapmadan ve eski günlerinde olduğu gibi herkes onların selamına durarak günlerini gün etsinler diye...

             Mesela, Ankara'da korumalı konutlar, spor okulunun ve Merkez Orduevinin olduğu kışladadır. Bu bir tesadüf mü? Elbette hayır.

              Spor Okulunda yüzme havuzundan, tenis kortlarına her türlü imkan var. Merkez Orduevi de çok yakın, hatta orduevinde çalışan aşçı ve bayan hizmet elemanları bu konutlardaki emekli komutan ve eşlerine de hizmet edebiliyor. Emekli general ve eşleri orduevinden ve spor okulundan hiç çıkmıyor.

              İstanbul'da Fenerbahçe Orduevinde de aynı şekilde bu konutlardan var. Orada da aynı şeyler geçerli. Süper bir deniz manzarası var. Yüzme havuzu, spor imkânları, orduevi ve orduevinde çalışan hizmet elemanları...

             Yine İstanbul'da Avrupa yakasında.. Harp Akademilerinde de bu konutlardan var.. Yine hiç aşağı kalır yanı olmayan sosyal tesis ve imkanlar da burada.

             İzmir'de de aynı şekilde...

             Mesela İstanbul'da Kalender Orduevine bağlı tepede bir sosyal tesis var. Enfes bir boğaz manzarası var.. Orada özel general odaları var...

             Gölcükte eşsiz orman ve körfez manzarası olan özel sosyal tesisler var. Hiç kimsenin yani normal subay ve astsubayların bilmediği sadece orada çalışanların bildiği...

             Yani bu konutların bulundukları mevkiler hiç de tesadüf değil. Vatana ve millete hizmeti kendileri şiar edinmiş saygıdeğer komutanlarımızın emekli olduktan sonra da saltanatlarını sürdürebilmeleri için kendileri görevde iken planlanmış, bütçeden kaynak tahsis edilmiş ve özel olarak hazırlanmış mekanlar...

             Şimdi bir de bu özel konutlarda Kara Kuvvetlerine bağlı Özel Koruma Taburları kurulmuş. Mevzuata göre emniyet mensupları emekli generalleri koruyabilir. Ama komutanlar onları istemiyor... Zorunlu askerlik hizmeti altındaki erbaş ve erin yine emrinde olmasını istiyor. Neden acaba? Çünkü özel hizmetini yaptırmaya devam etmek istiyor. Bu iş bir alışkanlık haline gelmiş. Kurtulamıyorlar... Çetin Doğan millerin gözünün önünde koruma taburundan tahsis edilen askere ayakkabısını sildiriyor.

              Özel koruma taburlarında aylık olarak bir rapor tanzim ediliyordu. Bu rapor usulsüz araç ve personel kullanma ile ilgiliydi. Akit gazetesi bu raporun birini eline geçirmiş, bu rapor yayımlanınca görüldü ki o eski kuvvet komutanlığı falan yapmış emekli orgeneralleri bir ayda birçok defa aracı ve koruma personeli yönetmeliğe aykırı şekilde kullanmıştı.

             Unutmadan; Yaşar Büyükanıt'a emekli hediyesi olarak TSK savunma bütçesinden Audi alınmıştı, diğer emekli orgenerallere Safrane araçları hediye edilmişti.

             Özetlemek gerekirse;

             Bizde emekli generallere, korumalı konut, koruma aracı ve koruma personeli tahsis ediliyor. Emekli komutan ve ailelerine GATA'da özel odalarda ve özel imkânlarla bakılıyor. Onları korusun diye Özel Koruma Birlikleri teşkil edilmiş durumda ve fakat Mehmetçiğin çok kötü koşullarda kaldığı birlikler, üs bölgeleri ve karakollar var. Elini vicdanına koy da bir düşün...tabii kaldıysa.

              TSK'da sayısını bilemeyeceğimiz kadar orduevleri, misafirhaneler, kışla askeri gazinoları, lojman gazinoları, çay bahçeleri, yerel kamplar, özel eğitim merkezleri ve kantinler gibi sosyal tesisler bulunmaktadır. Buralarda bir ordu büyüklüğünde personel istihdam edildiği biliniyor. TSK daha önce gazetelerde çıkan rakamların hiç birini yalanlamadı.(Gerçek rakamları TSK'nın da bildiğini zannetmiyoruz.)

             Tahminen 1500-2000'e yakın bu anlamda tesis var...

             Ve... Bu tesislerin içerisinde generallere özel mekanlar da var. Özel moteller, özel dubleks konutlar var. Mesela tüm özel eğitim merkezlerinde kuvvet komutanları ve genelkurmay başkanları için deniz kıyılarında, tenha yerlerde süper lüks özel villalar inşa edilmiş. Hiçbir masraftan kaçınılmamış...

             Türkiye'de hiçbir kurumda böylesine bir uygulama yok. Bu tesisler tamamen vergiden muaf olarak ticaret yapıyor. Acayip paralar dönüyor. Komutanlar ve yedi sülaleleri çok az bir para ile kral gibi yaşatılıyor.

              Şu çok iyi biliniyor ki; mesela komutan bir yerde 1 hafta tatil yaptı, ücreti ödemek istiyor... Paşaya göstermelik bir hesap çıkarılıyor. Böyle olunca emekli paşalar buralardan hiç ayrılmıyor.

             Bir ara bu emekli askerlerden dolayı muvazzaflar orduevlerinde yer bulamıyorlardı. Bir araştırma yapılmış, bazı emekli albaylar kışın evlerinde yakıt harcamamak için sahil şeridindeki orduevlerinde 15 şer gün 1 er ay kaldıkları ortaya çıkmış.

              Amerika'da orduevi diye bir şey yok. Üslerde bekar askerlerin kalacakları misafirhaneler var. Tamamen siviller tarafından işletiliyor.             

               Avrupa'da bazı ülkelerde orduevleri var. Buralar çok sade... Bizdekiler 5 yıldızlı otel, lüks içerisinde...

             Biz de olduğu gibi bu tesislerde, askerlerin işlettiği bayan kuaförü,erkek berberi, kantin, terzi, roof bar, lüks restorantlar, yüzme havuzları, spor tesisleri falan yoktur.

             Hiçbir akıllı ordu, asli işini bırakıp da soysal tesis işletmeciliğine soyunmaz.

             Bizde binlerce sosyal tesis var. Kışlalardaki tost, döner vs. gibi büfeleri, kantin şubelerine hiç girmeyelim.

             Kışla komutanları, bize emanet edilen askerleri adeta bu tip kışla içerisindeki tesislerle soymaktadır. Çay ocağı, tost, döner, kantin gelirleri nerelere harcanmakta, kışla kantinlerinde ne yolsuzluklar olmakta?Buralarda çalışan uyanık askerler bile bu işlerden karlı çıkmaktadır.

             Şimdi aklı başında bir ordu ve asker, hiç bu kadar ticaretin içinde olur mu?

              Bir de TSK adına faaliyet gösteren vakıf, dernek ve yardım sandıkları var.. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulamaya rastlayamazsınız.

              TSK resmen birliklere emir yayımlıyor ve zorla vakıf/derneklere üye olunuyor ve para toplanıyor.. 

             TSK bu çağdışı uygulamalardan bir an evvel kendi iradesi ile kurtulmalıdır. Yanlış yaptık demeli ve geçmişteki yanlışları ile yüzleşmelidir. Hatta aziz Türk milletinden özür dilemelidir. Ülke bu kadar terör belasının içindeyken ve bu kadar şehit ve gazi varken, TSK'da karar mercilerinde bulunmuş generallerin bu denli şahsi menfaatlerinin peşinde koşmalarını da elini vicdanına koy da bir düşün...Tabii kaldıysa.   

 
kisakisa

Son Bir Ayın En Çok Okunanı

Anket

Tek tip askerlik uygulamasını doğru buluyor musunuz?
 

Araştırma Dosyaları

  • Türkistan Tarihi
  • Uygurlar
  • Çerkez Sürgünü